İsrail'in ateşkes sonrasındaki Lübnan saldırılarına dünyadan tepkiler

Kaynak, Nael Chahine / Middle East Images / AFP via Getty Images

Fotoğraf altı yazısı, Beyrut'un Ain el Mreisseh mahallesinde yıkılan bir binada kurtarma ekipleri çalışıyor - 8 Nisan 2026
Okuma süresi 3 dk

İran'la ABD'nin iki haftalık bir ateşkeste uzlaşmasından saatler sonra İsrail'in Lübnan'a saldırılarının sürmesine dünyadan çok sayıda tepki gelmeye devam ediyor.

9 Nisan'da İngiltere dahil Avrupalı ülkeler Lübnan'a saldırılarının durdurulması çağrısı yaptı ve bunların İran ile varılan ateşkes kapsamında ele alınması gerektiğini açıkladı.

İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını "tamamen yanlış" olarak niteledi.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, saldırıların "kabul edilemez" olduğunu söyledi; İran'ın nükleer silah elde etme araçlarından ve Hizbullah ile Hamas gibi vekil gruplara verdiği destekten vazgeçmesi gerektiğini de ekledi.

Barrot, bu saldırıların, ABD ile İran arasında dün varılan geçici ateşkesi baltaladığı için "çok daha kabul edilemez" olduğunu belirtti.

İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, "Geri dönüşü olmayan noktaya bir adım kadar yaklaştık ancak şimdi kararlılıkla takip edilmesi gereken kırılgan bir barış ihtimaliyle karşı karşıyayız" dedi.

İspanya ise, Tahran'daki büyükelçiliğini yeniden açıyor. Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, İsrail'i "ateşkesi hiçe saymakla" ve "uluslararası hukuku ihlal etmekle" suçladı.

İsrail'in 8 Nisan'da Lübnan'a toplam 10 dakika içinde yaptığı 100 hava saldırısına başkentlerden kınama açıklamaları geldi.

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun çok sayıda sivilin öldürüldüğü saldırıları, "katliam" olarak nitelendirdi.

En az 203 kişinin öldürülmesi sonrası hayatını kaybedenlerin anısına bugün yas ilan edildi.

Japonya, İngiltere, Fransa, İtalya, Almanya, Kanada, Danimarka, Hollanda, İspanya Avrupa Komisyonu ve AB Konseyi liderleri ortak bir yazılı açıklama yaparak ateşkesin Lübnan'da da uygulanması gerektiğini vurguladı.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, "aralarında çocukların da olduğu yüzlerce kişiyi öldüren ve yaralayan İsrail'in devasa saldırılarını kınıyorum" dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da İsrail'in saldırılarını kınarken Lübnan'la dayanışma mesajı paylaştı.

Macron "Bu saldırılar ateşkesin devamlılığına doğrudan bir tehdit oluşturuyor" dedi.

Bombardıman sırasında Beyrut'ta bulunan Belçika Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, saldırıların hiçbir uyarı verilmeden yapıldığını, birkaç yüz metre ötesinde patlamalar olduğunu söyledi ve ekledi:

"Bu son bulmalı. ABD, İsrail ve İran arasındaki ateşkes Lübnan'ı içermek zorundadır."

Prevot Hizbullah'ın İsrail'e saldırılarının kınanması gerektiğini fakat İsrail'in yanıtının orantısız olduğunu ve Lübnan'ın toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini söyledi.

İngiltere Savunma Bakanı John Healey, Lübnan'daki artan şiddeti kınadığını söyledi.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Lübnan'ın Tire kentindeki bombalamadan bir gün sonra manzara - 9 Nisan 2026

İsrail 8 Nisan'da düzenlediği saldırılarda Hizbullah'ı hedef aldığını öne sürmüştü.

Fakat bu saldırılarda çok sayıda sivil öldü ve yaralandı.

İran bunu bir ateşkes ihlali olarak niteledi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçişleri durdurdu.

Uluslararası Af Örgütü Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesel Direktörü Heba Morayef "Lübnan'da sivillerin kabusu daha da korkunç bir hale geldi" dedi ve diğer ülkelere İsrail'e silah ve mühimmat satışını durdurma çağrısı yaptı.

Türkiye'de de Dışişleri Bakanlığı "İsrail'in Lübnan'a yönelik yoğunlaşan ve çok sayıda can kaybına yol açan saldırılarını en güçlü biçimde kınıyoruz" açıklamasında bulundu.

ABD'li Kongre üyesi Don Baer de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "ABD İsrail'e Lübnan'da bir ateşkes olmadan bu anlaşmanın sürdürülemeyeceğini derhal bildirmeli" dedi.

Baer ABD halkının, savaşın bitmesini istediğini ve Beyrut'un merkezinin bombalanmasının barışa giden bir yol olmadığını da ekledi.

ABD ve İran arasında arabuluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de ateşkesi duyururken bunun iki ülkenin müttefiklerini de bağladığını ve Lübnan'da da geçerli olduğunu vurgulamıştı.