Türkiye, ABD ve İran arasında ateşkes sağlayan Pakistan'a nasıl destek verdi?

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29 Mart'ta İslamabad'da Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile görüşmüştü
    • Yazan, BBC Türkçe
    • Bildirdiği yer, Ankara
  • Okuma süresi 4 dk

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırılarıyla başlayan savaştan etkilenen ülkelerden Türkiye, günün ilk saatlerinde açıklanan iki haftalık geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladı.

Ankara, bu süreçte Dışişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) aracılığıyla merkez rol oynayan Pakistan'a diplomatik destek verdi, ABD ve İran arasında da mesaj aktarımı sağladı.

Türkiye'nin bundan sonraki amacı, ateşkesin kalıcı anlaşmaya dönmesi ve İsrail'in Lübnan ve Suriye'ye askeri operasyonlarının son bulması.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ateşkese ilişkin açıklamasında, "28 Şubat'tan beri bölgemizi yangın yerine çeviren savaşta dün gece ilan edilen ateşkesten memnuniyet duyuyoruz. Olası tahrik ve sabotajlara fırsat verilmeden ateşkesin sahada tam olarak uygulanmasını temenni ediyoruz" dedi.

Erdoğan, süreçte önemli rol oynayan Pakistan'ı da tebrik etti ve gün içinde ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre Erdoğan, ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirdi, iki haftalık fırsat penceresinin kalıcı bir barış anlaşması için çok iyi değerlendirilmesi ve sürecin kundaklanmasına fırsat verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Erdoğan ayrıca Pakistan başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle birlikte yürütülen çözüm çabalarına, Türkiye'nin desteğinin artarak süreceğini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise, "Geçici ateşkesin sahada tam olarak uygulanması gerektiğini vurguluyor ve tüm tarafların varılan mutabakata bağlı kalmasını ümit ediyoruz" denildi.

Kalıcı barışa giden yolun ancak diyalog, diplomasi ve karşılıklı güvenle mümkün olacağının belirtildiği açıklamada, "İslamabad'da yapılacak müzakerelerin başarıyla sonuçlanması için her türlü desteği vermeyi sürdüreceğiz. Bu süreçte üstlendiği rolden dolayı kardeş Pakistan'ı tebrik ediyor, barışa katkı sunan tüm girişimlerin devamını diliyoruz" ifadeleri yer aldı.

Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, İsrail'den doğrudan bahsedilmemesi, bunun yerine "tüm tarafların mutabakata bağlı kalması" ifadesine verilmesi dikkat çekti.

Türkiye'den yoğun diplomasi

Savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD ve İran'ın yanı sıra bölge ülkeleri ile de yakın temas içinde oldu.

Özellikle Bakan Fidan, hem savaşın yayılmasının önlenmesi hem de ateşkesin bir an önce sağlanması için Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır dışişleri bakanları ile yoğun iletişim içindeydi.

Fidan, İslamabad'da 31 Mart'ta yapılan önemli toplantıya da katıldı.

Fidan, bu süreçte verdiği bir demeçte, ABD ve İran'ın Pakistan üzerinden mesaj aktarımına başladıklarını, bunu Türkiye ile de koordine ettiklerini belirterek, "Tarafların nerede durduğunu, hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu daha rahat anlamaya çalışıp, uygun mesajları vermeye çalışıyoruz" demişti.

Türkiye, savaş öncesi ocak ayında İran ve ABD temsilcilerini İstanbul'da buluşturmayı önermiş ancak Tahran yönetimi, son dakikada görüşme yeri olarak Umman'ı tercih etmişti.

Ankara'daki diplomatik kaynaklar, İran'ın bu tercihi nedeniyle ABD ile müzakerelerde ilerleme sağlanamadığı eleştirisinde bulunmuştu.

Kaynak, Reuters

Fotoğraf altı yazısı, MİT Başkanı İbrahim Kalın

'MİT, İran Devrim Muhafızları ile görüştü'

Ateşkes sürecinde Türkiye'nin katkılarının Dışişleri Bakanlığı ile sınırlı kalmadığı ve MİT'in de devrede olduğu Ankara'daki güvenlik kaynakları tarafından duyuruldu.

Kaynaklara göre MİT, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatı doğrultusunda bu süreçte etkin ve aktif rol oynadı, hem ABD-İsrail bloğu hem de İran istihbaratlarıyla temas kurabilme olanağını kullandı.

MİT'in temaslarının merkezinde "savaşın yayılması ve tırmanmasının önlenmesi; taraflar arasında iletişim kanallarının açık tutulması ve yanlış anlamaların önlenmesi; krizin tırmanmasını önleyecek mesajların iletilmesi ve çatışmanın durdurulmasına yönelik çıkış yollarının belirlenmesi" hedeflerinin yer aldığı kaydedildi.

MİT'in bu süreçte oynadığı en kritik rolün ise İran Devrim Muhafızları ile irtibat sağlaması olduğu da kaynaklarca dile getirildi.

Buna göre MİT, İran'ın en önemli askeri ve siyasi, gücünü oluşturan Devrim Muhafızları'na çatışmaların durdurulmasına ilişkin öneri ve mesajların iletilmesini sağladı.

Kaynaklar, MİT'in İran'da yaşanan gerginliğin "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırılan ve PKK'nın kendini feshetmesini içeren sürecin olumsuz etkilenmemesi için de faaliyetlerde bulunduğunu bildirdi.

Ankara'nın amacı kalıcı barış

Ateşkes sürecinin kalıcı barış anlaşmasına dönmesi, Türkiye'nin bundan sonraki süreçte en önemli amaçlarından biri olarak görülüyor.

Dışişleri Bakanı Fidan'ın ateşkesin ardından yaptığı temaslarda bu unsur öne çıktı.

Fidan, 8 Nisan'da önce İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi sonra da Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani ile telefonda görüştü.

Diplomatik kaynaklar, Fidan'ın her iki görüşmede de ateşkesten duyduğu memnuniyeti dile getirdiğini, bunun kalıcı anlaşmaya dönüşmesi için bundan sonra atılması gereken adımları ele aldığını bildirdi.

Türkiye'nin Pakistan ile bu süreçte yakın işbirliği ve temas içinde olmaya devam etmesi bekleniyor.

Ankara'nın ABD-İran geriliminin sona ermesiyle birlikte İsrail'in Lübnan ve Suriye'de gerçekleştirdiği askeri operasyonların da bitirilmesi vurgusunu yapmaya devam edeceği kaydediliyor.