Artemis II, yeniden Ay'a inebileceğimizi mi gösterdi?
Kaynak, NASA
- Yazan, Pallab Ghosh
- Unvan, BBC News Bilim Muhabiri
- Okuma süresi 6 dk
NASA'nın Artemis II görevi, 1 Nisan'daki fırlatmadan bu yana tüm büyük testleri başarıyla geçti. Roket, uzay aracı ve mürettebat mühendislerin umduğundan bile daha iyi performans sergiledi.
Görevin ilk altı günü, Orion kapsülünün ilk kez insanlı olarak tasarlandığı gibi çalıştığını gösterdi; ki bunu hiçbir simülasyon kanıtlayamazdı.
Belki de en büyük başarısı, Artemis mürettebatının sergilediği performans sayesinde, ilhama ihtiyaç duyan bir dünyada umut, inisiyatif ve iyimserlik yaratması oldu.
Ancak asıl soru hâlâ ortada: NASA ve Başkan Trump'ın hedeflediği gibi 2028'de bir Ay inişi artık gerçekten mümkün mü?
Artemis II bize şimdiye kadar ne öğretti?
NASA'nın Space Launch System (SLS) roketi Kennedy Uzay Merkezi'ndeki fırlatma rampasına ulaştıktan birkaç gün sonra, Artemis II hakkında en önemli ders zaten öğrenilmişti.
Şubat ve Mart aylarında teknik sorunlar nedeniyle iki kez ertelenen fırlatmanın ardından NASA yöneticisi Jared Isaacman, "SLS gibi bu kadar önemli ve karmaşık bir roketi üç yılda bir fırlatmak başarıya giden bir yol değil" dedi.
Bir önceki insansız Artemis I görevi Kasım 2022'de fırlatılmıştı.
Isaacman'a göre kurum, her roketi "bir sanat eseri" gibi görmekten vazgeçip, ciddi bir programın gerektirdiği sıklıkta fırlatmalar yapmaya başlamalıydı.
Bu, aslında aynı dersleri üç yılda bir yeniden öğrenme döngüsünün sona ermesi gerektiğine dair bir ilan niteliğindeydi.
Bu önemli, çünkü sonrasında yaşanan her şeyi bu perspektifle yeniden çerçeveliyor.
Peki 1 Nisan'da Reid Wiseman, Victor Glover, Christina Koch ve Jeremy Hansen'in uzaya çıkışından bu yana geçen altı günde görev bize ne gösterdi?
Kısa cevap: En iyimserlerin bile beklediğinden fazlasını.
Kaynak, NASA
Görevini yapan bir roket
SLS, fırlatma anında 8,8 milyon pound itiş gücü üretti ve mühendislerin önem verdiği her ölçüte göre planlandığı gibi çalıştı.
Yükselişin her aşaması, görev kontrolün sade diliyle "nominal"di: Maksimum dinamik basınç, ana motorun kapanması ve iticilerin ayrılması.
Ay'a giden yolda planlanan üç rota düzeltmesinden ikisi, yörünge zaten yeterince doğru olduğu için iptal edildi. Açık Üniversite'den uzay bilimci Dr. Simeon Barber, "İlk seferde doğru yaptılar" diyerek çalışmanın hakkını teslim etti.
Fırlatmadan yaklaşık 36 saat sonra kritik an geldi. Orion, ana motorunu 5 dakika 55 saniye boyunca ateşledi ve uzay aracını Ay'a doğru, ek büyük manevralar gerektirmeyen bir yola soktu.
Artemis programının başındaki Dr. Lori Glaze'e göre bu güçlü motor ateşlemesi "kusursuzdu."
Kaynak, NASA
Kaynak, NASA
Makinenin içindeki insanlar
Bu görevin resmi amacı, Orion'un içine insanları yerleştirip ne olacağını görmek; sadece uzay aracının değil, mürettebat ile sistem arasındaki etkileşimin nasıl geliştiğini anlamak.
Ortaya çıkan tablo tam da beklendiği gibi oldu ve simülasyonlarla öğrenilemeyecek türdendi.
Tuvalet sorunları yaşandı. Mürettebatın önlem olarak suyu torbalamak zorunda kaldığı bir su dağıtım sistemi problemi oldu. Helyum sistemlerinden birinde küçük bir yedekleme kaybı bir basın toplantısında dile getirildi ve sessizce çözüldü.
Barber'ın gözlemlediği üzere:
"Bu tamamen insanları işin içine sokmakla ilgili. Şu düğmelere basan, karbondioksit üreten, klima isteyen ve tuvaleti kullanmak isteyen o 'zahmetli' insanlar. Sistem onların varlığında nasıl çalışıyor, mesele bu."
Orion'un karbondioksit temizleme sistemini egzersizler sırasında test eden ya da bazı iticiler bilerek devre dışı bırakıldığında aracın nasıl davrandığını inceleyen mühendisler, bu aracın insanları Ay yüzeyine taşıyacak kadar güvenli olduğunu kanıtlamaya çalışıyor.
Barber'ın genel değerlendirmesi net:
"Orion aslında oldukça iyi çalışmış görünüyor. Özellikle de en kritik kısım olan itki sistemleri."
Büyük bilim mi, NASA abartısı mı?
NASA, bilimsel kazanımları öne çıkarıyor.
Mürettebat uçuş sırasında kapsamlı gözlemler yaptı; 35 kadar jeolojik oluşum gerçek zamanlı incelendi, mineral bileşimleri hakkında ipuçları verebilecek renk farklılıkları gözlemlendi ve pilot Victor Glover'ın "gerçek dışı gibi görünüyor" dediği derin uzaydan bir güneş tutulması izlendi.
Öne çıkan görüntülerden biri, Ay'ın uzak yüzüne yakın 600 millik Orientale havzasıydı. İnsan gözüyle ilk kez bu kadar net görüldü.
Ancak bilim bu görevin ana amacı değil. Oxford Üniversitesi'nden Prof. Chris Lintott, "Artemis ve mürettebatının döndürdüğü görüntülerin sanatsal değeri yüksek, ancak bilimsel değeri sınırlı" dedi.
Hindistan'ın Chandrayaan-3 görevi 2023'te güney kutbuna indi. Çin'in Chang'e-6 görevi 2024'te Ay'ın uzak yüzünden örnekler getirdi. Robotik araçlar bu bölgeleri zaten son derece detaylı biçimde haritaladı.
Kaynak, NASA
En etkileyici an ise herhangi bir cihazdan değil, mürettebattan geldi. Astronotlar, 1970'teki Apollo 13 ekibinin kırdığı uzaklık rekorunu geçerken, görev uzmanı Jeremy Hansen Houston'daki kontrol merkezine seslendi.
Ay'ın yakın ve uzak yüzleri arasındaki sınırda bir krater gördüğünü söyledi.
"Bir yakınımızı kaybettik" dedi sesi titreyerek. "Adı Carroll'dı. Reid'in eşi, Katie ve Ellie'nin annesi. Bu kraterin adını Carroll koymak istiyoruz."
Ardından 45 saniyelik bir sessizlik oldu. Komutan Reid Wiseman gözyaşlarına boğuldu. Mürettebat birbirine sarıldı. Dünya'da, Houston'da kızları bu anı izliyordu.
Bu an, duygusallığın ötesinde bir anlam taşıyor.
Gerçek, spontane insan duygusu yaratamayan uzay programları uzun ömürlü olmaz. Apollo'nun hâlâ hatırlanmasının nedeni sadece mühendislik başarısı değil; insanın sınırlarını ve cesaretini temsil etmesiydi.
Artemis II de o anda aynı iddiayı ortaya koydu.
Kaynak, NASA
Sıradaki en büyük test
Görev henüz bitmedi. Orion, 11 Nisan'da San Diego yakınlarında Pasifik Okyanusu'na iniş yapmak üzere Dünya'ya dönüyor.
Geriye kalan en kritik aşama, Dünya atmosferine giriş. Artemis I sonrasında büyük endişe yaratan ısı kalkanı hasarı nedeniyle bu görev bir yıldan fazla ertelenmişti.
Orion kapsülü atmosfere yaklaşık saatte 40 bin km hızla girecek.
Bu, hiçbir simülasyonun tam olarak taklit edemeyeceği bir test ve bu görevin mirasını, Ay'ın uzak yüzünden gelen görüntülerden daha fazla belirleyecek.
Eğer yeniden giriş başarılı olursa, ortaya çıkan tablo gerçekten umut verici olacak: Roket çalıştı, uzay aracı çalıştı, mürettebat sistemleri başarıyla yönetti ve NASA sonunda bu başarıyı sürdürülebilir bir programa dönüştürebileceğini gösterdi.
2028'de Ay'a iniş hâlâ iddialı bir hedef. Barber'a göre bu daha çok üç ila dört yıl uzakta ve buna itiraz etmek zor.
Ancak bu görevin baştan sona sorunsuz ilerlemesi, olasılığı doğru yönde değiştirdi.
Artık soru Orion'un uçup uçamayacağı değil; iniş araçlarının, görev temposunun ve siyasi iradenin buna ayak uydurup uyduramayacağı.
En azından uzay aracı üzerine düşeni yaptı.
Artemis II hem ilhamın hem de bilimin hikâyesi.
Dün gece yaşananlar Apollo programını hatırlattı. Tıpkı 1960'larda dünyada savaşlar ve ABD içinde toplumsal çalkantılar yaşanırken olduğu gibi, bugün de yeterince iyimserlik olmayan bir dönemde, bu görev bize kısa bir süreliğine de olsa tek bir insanlık olduğumuzu hatırlattı.
Dünya'ya dışarıdan bakabildiğimiz o görüntü bunu yeniden gösterdi.
Bu hikâye burada bitmiyor. Bu sadece Ay'a yapılacak inişin provası. Ve bu, yalnızca bir inişin değil, gelecekte gelecek daha pek çoğunun başlangıcı.
Manşet haber
Seçtiklerimiz
Popüler haberler
İçerik bulunamadı