İleri yaşta hemcinsleriyle yaşamayı tercih eden kadınlar anlatıyor: '24 saat yalnızdım, artık hiç değilim'
Kaynak, Fiordaliso via Getty Images
- Yazan, BBC Dünya Servisi
- Okuma süresi 4 dk
Kanada'nın Ontario eyaletinde yalnızca kadınların yaşadığı bir toplulukta hayatını sürdürmeyi seçen Pat Dunn "Erkekleri sevmediğimden değil" diyor.
"Ama ben kendi familyamı istiyorum. Kadın arkadaşlarımı yanımda istiyorum ve kadınların birbirine sunduğu destek türünü… Bunu çaresizlikten yaptım ama iyi ki yapmışım."
Emekli bir hemşire olan Dunn, dünyada giderek yaygınlaşan bir yaşam düzeninin parçası. Bu düzen, ileri yaşlarda arkadaşlık, destek ve güvenlik hissi sunuyor.
"Bağlantılı yaşam" olarak da adlandırılan bu modelde katılımcılar, yalnızca aynı evde yaşamakla kalmıyor; günlük hayatlarını birlikte, bir "güvenli alan" içinde sürdürüyor.
Dunn, eşinin ölümünden sonra ve kiraların hızla arttığı bir dönemde ortak yaşam seçeneklerini araştırmaya başladı.
"Tek başıma yaşayabileceğim hiçbir yer yoktu" diyor. "Korkuyordum. Param çok hızlı tükeniyordu."
Yas süreci ve endişeler içindeyken, yaşlı kadınların birlikte yaşadığı Amerikan dizisi The Golden Girls'ü hatırladı ve benzer durumda olan kadınları bulmak için bir Facebook grubu kurmaya karar verdi.
Kaynak, Pat Dunn/BBC
Başta sadece birkaç kişinin katılmasını bekliyordu. Ancak ilk hafta 50 kişi katıldı, ilk ayın sonunda ise sayı 200'e ulaştı. Bazıları arabalarında yaşamak zorunda kaldıklarını ya da tek başlarına yoksullukla mücadele ettiklerini anlatan sarsıcı hikâyeler paylaştı.
"Hayatımın geri kalanında başka hiçbir şey yapmasam bile, bu kadınlara yardım edeceğim" diyor.
Bu girişim zamanla kâr amacı gütmeyen Senior Women Living Together (Birlikte Yaşayan İleri Yaşta Kadınlar) adlı organizasyona dönüştü. Kuruluş, Ontario'daki kadınların birlikte yaşayabilecekleri kişilerle bağlantı kurmasına yardımcı oluyor ve bugün binlerce üyeye ulaşmış durumda.
Dunn ise artık, bu grubu kurmadan önce tanımadığı iki kadınla birlikte yaşıyor. Bu kadınlardan biri hayatının büyük bölümünü yalnız geçirmiş, diğeri ise birkaç kez evlenmiş ama çocuğu yok.
Aile dışından insanlarla hiç yaşamamış olan Dunn için yeni düzenine alışmak kolay olmamış.
"Ufak şeyleri oturtmamız dört ila altı ay sürdü" diyor. "Kimse kendi evinde diken üstünde yürümek istemez. O yüzden dürüst olmanız ve konuşmanız gerekiyor."
Organizasyon, kadınları birbirleriyle eşleştirmiyor. Bunun yerine tanışmaları için bir platform sunuyor ve günlük hayatla ilgili yemek yapmak, temizlik, kira ödemek, sınırlar koymak ve birlikte yaşlanmayı planlamak gibi konularda rehberlik sağlıyor. Buna hastalık ya da bakım evine geçiş gibi durumlar da dahil.
Sınırları aşan bir yaşam modeli
Kaynak, Annamari Lammass
Finlandiya merkezli Hanne Nutenen ise kadınlar için ortak yaşam alanları sunan La Joie Homebase'in kurucularından biri.
Nutenen'in yaklaşımı, üç farklı ülkede yaşayan ve çalışan bir bekar anne olarak edindiği deneyimlerden doğdu. Günlük hayatta destek ve paylaşılan deneyimlere ihtiyaç duyuyordu.
"Genelde 50 yaş ve sonrasından bahsediyoruz. Bu hayatımızın yarısı olabilir ve çok uzun bir zaman" diyor.
"O noktaya geldiğimizde hayatı deneyimlemiş oluyoruz, kendimizi tanımış oluyoruz. Ne istediğimizi ve kim olduğumuzu biliyoruz. Ve olmak istediğimiz kişi olmak istiyoruz."
La Joie Homebase Fransa'ın güneyinde başladı; bugün İtalya, İspanya ve Fas'ta faaliyet gösteriyor. Kalıcı yerleşimden ziyade haftalar ya da aylar süren konaklamalar sunuyor.
Nutenen "Bu çok büyük bir iş" diye açıkladığı sistemle ilgili şöyle devam ediyor:
"Önümüzdeki birkaç on yıl içinde 60 yaş üstü nüfus 2,1 milyara ulaşacak. Dünyanın her yerinde kadınlar hayatlarının bu döneminde benzer ilgi alanlarına sahip. Bu, uzun ömür ekonomisinin tam merkezinde yer alıyor."
Gruplar küçük tutuluyor. Katılımcılar, gelmeden önce beklentiler, topluluk kuralları hakkında bilgilendiriliyor ve internet üzerinden toplantılar yapılıyor. Bir ev sahibi, ortamın korunmasına ve olası anlaşmazlıkların çözülmesine yardımcı oluyor. Herkesin özel odası var ama günlük yaşam (yemek, temizlik ve aktiviteler) ortak yürütülüyor.
Her iki kadın da bu toplulukların, yardımlı bakıma ihtiyaç duyanlardan ziyade kendi ihtiyaçlarını karşılayabilen kadınlara yönelik olduğunu vurguluyor.
Dunn, kendi modelini "daha bilinçli" olarak tanımlıyor; ortak hedefler ve anlaşmalar üzerine kurulu.
Nutenen ise bunun sadece bir binayı paylaşmak değil, güvenli bir ortamda hayatı paylaşmak anlamına geldiğini söylüyor.
"Zihinsel ve fiziksel olarak güvende olduğunuzu hissediyorsunuz. Etrafınızda o kadınların olması, arkadaşlarınızın arasında olmak gerçekten çok özel."
Artan talep
Dunn'ın yetişkin çocukları bu kararı destekliyor. Ancak bazı aileler, özellikle ebeveynlerin uzak bir yere taşınması ya da çocuklardan yeni düzende rol beklenmesi durumunda endişe duyabiliyor.
Nutenen ise ergenlik çağındaki kızının zaman zaman bu evlerde kaldığını ve ortamın ne kadar güvenli ve destekleyici olduğunu bizzat gördüğünü söylüyor.
Ortak yaşam modeline talep oldukça yüksek. Dunn'a göre yalnızca Ontario'da yoksulluk içinde yaşayan en az 150 bin bekar yaşlı kadın var. Küresel ölçekte ise 60 yaş üstü nüfusun hızla artması bekleniyor ve bu grubun çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor.
Ayrıca siyasetçilerin, inşaat şirketlerinin ve ev sahiplerinin bu tür topluluklara giderek daha fazla ilgi gösterdiğini belirten Dunn "Onlar için oldukça ucuz bir çözümüz" diyor.
Kaynak, MoMo Productions via Getty Images
Her iki kurucu da bu deneyimin kendi hayatlarını dönüştürdüğünü belirtiyor. Nutenen, bunun sayesinde farklı ülkelerde yaşayabildiğini, çalışabildiğini ve farklı kültürleri deneyimlediğini söylüyor.
Dunn ise bunun, yas ve yalnızlık döneminden sonra ona güvenlik ve arkadaşlık getirdiğini anlatıyor:
"Evsiz kalmaktan korkan birinden, harika kadınlarla birlikte güvenli bir eve sahip birine dönüştüm" diyor.
"Günün 24 saati yalnız olan birinden, bir daha asla yalnız olmayan birine dönüştüm."
Bu topluluklar, hayatın ilerleyen dönemlerine dair farklı bir vizyon sunuyor: Seçim, bağ kurma ve benzer yaşam evrelerinden geçen kadınlar arasında paylaşılan dayanışma üzerine kurulu bir hayat.
Bu haber, BBC Dünya Servisi'nde yayımlanan The Conversation programının bir bölümüne dayanmakta olup BBC Küresel Gazetecilik ekibi tarafından ek bilgilerle hazırlanmıştır.
Manşet haber
Seçtiklerimiz
Popüler haberler
İçerik bulunamadı