Savaş yüzünden bölünen İranlı aileler anlatıyor: 'Böyle bir kız kardeşim yok'
Kaynak, Supplied
- Yazan, Ghoncheh Habibiazad
- Unvan, BBC News Farsça
- Okuma süresi 5 dk
"Adam dönüp 'benim artık böyle bir kız kardeşim yok' dedi, kadın ise 'cehenneme kadar yolun var' diye cevap verdi"
Tahran yakınlarındaki bir şehirde bir erkek ile kız kardeşi arasında yaşanan bu diyalogu bir yakınları BBC'ye bir yakınları aktardı.
İki cümlelik bu anektod, ABD ve İsrail'in bombardımanı altında İranlıların artık en yakınlarıyla yaşamaya başladığı ayrılıklara ışık tutuyor.
Gerçek kimliğini gizlemek için haberde Sina ismini kullanacağımız bu akraba, ailelerinin kısa süre önce büyükannelerinin evinde toplandığını, aniden yoğun duygusal patlamaların yaşanmaya başladığını ve bu patlamaların aile içindeki keskin ayrımları ortaya çıkardığını anlattı.
İran'da muhalif seslerin bastırılması için görevlendirilen Besic milislerinin bir üyesi olan amcası, yönetime karşı olan kızına selam vermeyi bile reddetmiş.
Sina, görüşmenin ardından amcalarının "çok sessiz" olduğunu ve "erkenden ayrıldığını" anlatıyor.
Savaş üzerine kavgalar yoğunlaşırken Sina gibi diğer genç da İranlılar bu tür duygusal sahnelerden bahsediyorlar.
Hükümete muhalif kesimler arasında bile savaşın ülkeye değişim getirme girişimlerini iyi yönde mi yoksa kötü yönde mi etkileyeceği konusunda derin ayrılıklar mevcut.
Hükümet tarafından getirilen internet yasaklarına rağmen BBC bir şekilde internete ulaşmayı başaran bazı İranlılarla iletişim kurdu.
İranlılar bazı uluslararası kuruluşlara konuştukları için hapis cezası alabiliyor.
Yine de bir ayı aşkın süredir devam eden savaşta bazı kaynaklar aralıklı kısa mesajlar ve kısıtlı sesli aramalarla bilgi aktarmayı sürdürüyor.
Savaşın başındaki şok ve korkunun yerini duruma uyum sağlama çabaları almış gibi görünüyor. Bulundukları yerlerden başka bir yere geçiyorlar, günlük rutinlerini değiştiriyorlar.
Gündelik hayatları hakkında daha ayrıntılı bilgiler paylaşıyorlar. Patlama sesleri altında yoga yapanlar, tek başına doğum günü pastası yiyenler, neredeyse boş olan kahve dükkanlarını gezenler.
Beklenmedik bir şekilde paylaştıkları kişisel mesajlarda ise savaşın en yakın ilişkilerini nasıl etkilediğini anlatıyorlar.
Haberdeki tüm isimler değiştirilmiştir.
Kaynak, Supplied
Mart ayının sonunda İranlılar bahar ekinoksunu simgeleyen ve genellikle ailelerin bir araya geldiği Fars yeni yıl bayramı Nevruz'u kutladı.
20'li yaşlarındaki Sina, İslam Cumhuriyeti'ne karşı olduğunu ifade ediyor ve ABD ile İsrail'in hava saldırılarını destekliyor.
Saldırıların İran yönetiminin değişmesini sağlayabileceğine inanıyor.
Sina, Nevruz'daki aile toplantılarına daha önce katılmayan Besic üyesi amcasının bu Nevruz'da gelmesinin aile üyelerini şaşırttığını anlatıyor.
"Normalde ne onunla ne de çocuklarıyla konuşuyoruz" diyor Sina.
Özellikle 2022'de zorunlu başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle suçlanan genç kadın Mahsa Amini'nin ölümünün ardından amcasıyla neredeyse hiç konuşmamış.
Aralık ve Ocak ayında İran'da Besic güçleri ve diğer güvenlik güçleri ülke çapında yayılan protestolara daha önce eşi görülmemiş bir sertlikte müdahale etti.
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre bu gösterilerde 6.508 protestocu öldürüldü, 55 bin kişi ise tutuklandı.
Sina, akrabalarının amcası için "protestoculara o kadar sinirliydi ki kendi çocuğu sokağa çıkıp öldürülse, gidip onu da almazdı" dedikerini anlatıyor.
Ama yine de amcasının savaşta "ölmekten korktuğunu" ve aile üyeleriyle ilişkilerini iyileştirmeye çalışıyor gibi göründüğünü söylüyor Sina. Bu kişiler arasında kendi annesi de var.
Nevruz'da amcası ve eşi "gerçekten üzgün ve çaresiz görünüyorlardı" diyor Sina.
"Onlarla tartışmaya girmedim. Hapiste olmaları gerekiyor" diye de ekliyor.
Kaynak, Supplied
Tahran'da yaşayan bir başka genç erkek, Kaveh, Nevruz'u tek başına geçirmiş.
Besic üyesi olan kız kardeşiyle ilişkisi zaten çok sorunluymuş.
2022'deki protestolara katıldığında kız kardeşinin kendisini eleştirdiğini ve Ocak ayındaki protestolarda arkadaşlarının ölümüne çok duyarsız kaldığını anlatıyor.
Kaveh, uydular üzerinden bağlantı sunan SpaceX Starlink vasıtasıyla ailesi ve arkadaşlarına internet sağlıyor.
İran'da Starlink bağlantısı sahibi olmak ya da Starlink kullanmak iki yıla kadar hapisle cezalandırılan bir suç.
Tatilin başında ailesinin yanına giden Kaveh daha sonra kaldıkları yerden ayrılmış. Geri döndüğünde kardeşinin Starlink'i ve ona bağlı cihazları kapattığını fark etmiş.
Kız kardeşine bu konuyu sorduğunda kavga çıktığını söylüyor.
"Artık ona tahammül edemiyorum. Kavga ettik ve buna katlamadığımı söyleyerek oradan ayrıldım" diye anlatıyor.
Yalnız bir şekilde evine dönerken şifreli bir hattan bizimle konuşan Kaveh "Nevruz konusunda çok heyecanlıydım. Eşyalarımı toplamıştım ve orada ailemle birlikte olmak istiyordum" diyor. "Ama şimdi öyle hissetmiyorum" diye de ekliyor.
Pek çok İranlının internet erişimi yok.
Starlink cihazları hem çok pahalı hem de yasa dışı. Bu bağlantıya ulaşanlar görece daha zenginler.
Bazıları ise VPN kullanarak bağlantı sağlayabiliyor.
BBC'ye konuşmayı kabul eden İranlıların çoğu İran hükümetine muhalifler.
Hükümeti eleştirenlerin arasında bile savaş ve etkisi ile ilgili derin görüş farklılıkları var.
Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu'na göre ABD ve İsrail'in bombardımanları sonucunda 1.900 kişi öldü.
HRANA ise 3.400'ün üzerinde insanın öldüğünü, bunların arasında 1.500'den fazla sivil olduğunu söylüyor.
İran'ın kuzeyindeki Reşt şehrinde yaşayan 20'li yaşlarındaki Meral babasının savaşa desteğinden çok rahatsız olduğunu anlatıyor.
Babası 1979 İran İslam devrimi öncesinde veliaht prens olan Rıza Pehlevi'nin sıkı bir destekçisiymiş.
Pehlevi şimdi ABD'de yaşıyor ve kendisini ülkenin potansiyel geçiş dönemi lideri olarak konumlandırıyor.
ABD ve İsrail saldırılarını destekleyen Pehlevi, saldırıları "insani bir müdahale" olarak nitelendiriyor ve ABD'ye "bu rotada kalması" çağrısı yapıyor.
Pehlevi İran'da geçtiğimiz aylarda bir muhalif figür olarak ön plana çıktı. Ocak ayında yapılan bazı gösterilerdeki sloganlarda sıklıkla ismi geçiyordu.
Bir öğrenci olan Meral "Ben sadece savaş bir an önce bitsin istiyorum" diyor.
"Çok fazla sıradan insan öldü" diye ekliyor.
Babasının bombalar düşerken bile "çok iyimser" olmasının onu çok "kızdırdığını" anlatıyor.
"Onunla konuşmaya çalıştık ama 'prens de prens' deyip duruyor" diyor Meral.
"Babam İran'ın sınırlarını açacağı, beş yıl içinde herşeyin yeniden inşa edileceği ve herşeyin güzel olacağı gibi bir illüzyon içinde yaşıyor. İsrail'in iki ülkenin kardeş olacağı propagandasından etkileniyor" diye anlatıyor.
Annesi ve babasının sıklıkla Pehlevi yüzünden tartıştığını da aktarıyor.
Kaynak, Supplied
Öte yandan Tahran'da 20'li yaşlarındaki bir kadın, Tara, yakın aile üyelerinin önceleri savaşa karşı olduğu için kendisini eleştirdiğini söylüyor:
"Hepsi İran'a saldırıları destekledi. Annem ve kız kardeşim bana 'protestolarda kimseyi kaybetmedin, o yüzden bu saldırılara karşısın. Rutinin, sporun, kafelerdeki eğlencelerin bozulmasın istiyorsun. Eğer [rejim] bir arkadaşını ya da ailenden birini öldürseydi başka düşünürdün' dediler."
"Ama savaşta da binlerce masum insan öldü, kimse onları hatırlamıyor bile" diye ekliyor.
Ancak kız kardeşinin görüşleri saldırılar devam ettikçe değişmiş.
Bu değişim BBC'nin ulaşabildiği diğer İranlılarda da var.
Çok kısa bir süre önce oturdukları yere yakın bir alan bombalanınca kız kardeşi "umarım savaş bir an önce biter" demiş.
Ancak tüm farklılıklarına rağmen, aile üyeleri her yere bir arada gidiyormuş.
Tara "Bu sayede bizi vururlarsa hep beraber ölürüz" diyor.
Manşet haber
Seçtiklerimiz
Popüler haberler
İçerik bulunamadı