Tahir Elçi, 2015'te nasıl öldürüldü, cinayet davasında neler yaşandı?

Kaynak, Getty Images
Eski Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015'te Diyarbakır'ın Sur ilçesinde vurularak öldürüldü. Cinayet tam olarak aydınlatılamadı. Yıllarca süren davada Haziran 2024’te sanık üç polis beraat etti.
Dokuz yıl önce öldürülen Tahir Elçi, bugün vurulduğu, tarihi Dört Ayaklı Minare önünde anıldı.
Elçi’nin eşi Türkan Elçi, Diyarbakır Barosu’na bağlı avukatlar, baro başkanları, DEM Parti milletvekilleri, DEM Parti Grup Sözcüsü Ayşegül Doğan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş başkanı Serra Bucak, Ayla Akat, CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, sivil toplum kuruluşları ve insan hakları savunucuları da anma törenine katıldı.
Yürüyüşe katılanlar, "Em te ji bîr nakin" (Seni Unutmayacağız) yazılı bir pankart açtı.
Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, dava sürecinde etkin soruşturma yapılmadığını savundu.
Güleç, "Ömrünü cezasızlık politikasıyla mücadeleye adayan Tahir Elçi’nin davası da cezasızlık ile sonuçlandı" dedi.
Türkan Elçi ise anma töreninde yaptığı konuşmada, "Değil dokuz yıl, yıllar geçse de derdimizi bu sokakta, bu topraklar için dilinden barış dökülürken düşene anlatmak için geleceğiz" diye konuştu ve ekledi:
"Mazlumun yanında durarak, zalimlerin zulmünün karşısında durmaya devam edeceğiz."
Basın açıklaması sonrası çıkan çatışmada vuruldu
Tahir Elçi, 28 Kasım 2015 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ilçesinde tarihi Dört Ayaklı Minare'nin önünde bir basın açıklamasının ardından çıkan silahlı çatışmada başından vurularak öldürüldü.
Gazi Caddesi'nde güvenlik güçleri ile iki PKK'li arasında çıkan silahlı çatışmada polis memurları Ahmet Çiftasan ve Cengiz Erdur hayatını kaybetti.
Tahir Elçi ve bir grup gazeteci bu çatışmanın ortasında kaldı.
Tahir Elçi'nin ölümünün ardından Sur'da bir süre sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
Elçi'nin ölümüne neden olan merminin çekirdeği, olay yeri incelemesi 5 ay sonra yapıldığı için bulunamadı.
Kurşunun hangi silahtan çıktığı ve kim tarafından ateşlenmiş olabileceğine dair bir rapor, 2019'da Diyarbakır Barosu tarafından yayımlandı.
Londra merkezli uluslararası araştırma şirketi Forensic Arhitecture'ın katkısıyla hazırlanan raporda, Elçi'nin olay yerinde bulunan üç polisten birinin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybetmiş olabileceği sonucuna varıldı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, üç polis hakkında kovuşturma başlattı.
İddianame 20 Mart 2020'de tamamlandı.
Dava ise 21 Ekim 2020’de başladı.
Rapordaki olay yeri canlandırmasını aşağıdaki YouTube bağlantısından izleyebilirsiniz.
Bu makalede Google YouTube içeriği bulunmaktadır. Çerez ve diğer teknolojileri kullanıyor olabilirler, bilgisayarınıza herhangi bir şey yüklenmeden önce sizin rızanızı alırız. İzin vermeden önce çerez politikasını okumak ve gizlilik politikasına göz atmak isteyebilirsiniz. Bu içeriğe ulaşmak için lütfen "kabul et ve devam et" seçeneğine tıklayın.
YouTube paylaşımının sonu
Üç sanık polis beraat etti
Tahir Elçi'nin vurulduğu sırada olay yerinde olan üç polis memuru, "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek" suçlamasıyla yargılandı.
Polislerin 3 yıldan 9 yıla kadar hapsi istendi.
Savcı ise esas hakkındaki mütalaasında üç polis memuru için beraat talebinde bulundu.
Bu görüşüne gerekçe olarak, hangi polis memurunun silahından çıkan kurşunun ölüme sebebiyet verdiğini tespit etmenin imkansız olmasını gösterdi.
12 Haziran 2024'teki duruşmada sanık polisler Sinan Tabur, Fuat Tan ve Mesut Sevgi beraat etti.
PKK’lı firari sanık Uğur Yakışır ise "iki polis memurunu öldürmek", "bir polis memurunu öldürmeye teşebbüs" ve "Elçi’yi olası kastla öldürmek" suçlamalarıyla yargılanıyor.
Yakışır hakkında üç kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Kaynak, Getty Images
Tahir Elçi kimdir?
Tahir Elçi, 1966'da Şırnak'ın Cizre ilçesinde doğdu.
İlk ve orta öğrenimini Cizre'de tamamladı.
1991 yılında Diyarbakır Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu.
1992'de Diyarbakır'da serbest avukatlığa başladı. Ceza ve insan hakları hukuku alanlarında yoğunlaştı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye Barolar Birliği (TBB) İnsan Hakları Merkezi Bilim Danışma Kurulu üyesi olan Elçi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı'nın (TİHV) da kurucularındandı.
1990'lı yıllardaki yargısız infaz, faili meçhul cinayetler, köy yakma davalarında mağdurların avukatlığını yaptı.
1994 yılında 26 kişinin ölümüne neden olan Kuşkonar ve Koçağılı köylerinin bombalanması, Lice Davası, Temizöz Davası, Roboski (Uludere) Katliamı gibi pek çok davada avukattı.
Birçok sivil toplum örgütünün kuruluş ve çalışmalarında yer alan Elçi, öldürüldüğünde, Diyarbakır Barosu Başkanlığını iki dönemdir sürdürüyordu.
Öldürülmeden dakikalar önce yaptığı açıklamada "Silah, çatışma, operasyon istemiyoruz" demişti.
Bu açıklamasından bir süre önce ise CNN Türk televizyonunda yayımlanan Tarafsız Bölge programında "PKK terör örgütü değildir. Bazı eylemleri terör niteliğinde olsa bile PKK, silahlı siyasal bir harekettir. Siyasal talepleri olan, çok ciddi bir desteği olan bir siyasal harekettir" dediği için "terör örgütü propagandası yapmak" suçlamasıyla gözaltına alınmış, daha sonra adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Elçi'nin 1,5 yıldan 7,5 yıla kadar hapsi isteniyordu.









