İnanmamanız gereken altı diyet efsanesi

Kaynak, Getty Images

    • Yazan, Tai Ibitoye
    • Unvan, BBC Food
  • Okuma süresi 4 dk

Bir diyetisyen olarak özellikle sosyal medyadaki sağlık influencer'larının yükselişiyle birlikte beslenmeye dair çok fazla yanlış bilgiyle karşılaşıyorum.

En sık duyduğum altı diyet efsanesini ve bunlara neden inanmamak gerektiğini anlatmaya çalışacağım.

1. Karbonhidratlardan uzak mı durmalı?

Gram başına, karbonhidratlar yağda bulunan kalorinin (kcal) yarısından bile daha az kalori içerir.

Karbonhidratları kesmek, diğer tüm diyet kısıtlamalarında olduğu gibi kilo kaybına yol açabilir, ancak bu yağ kaybından ziyade su kaybı olabilir.

Ayrıca, büyük besin gruplarını tamamen kesen diyetlere bağlı kalmak zordur.

Karbonhidratlar temel bir makro besindir ve birincil enerji kaynağımızdır. Hatta toplam enerji alımımızın %50'sini oluşturmalıdırlar.

Karbonhidratları kesmek yerine tam tahıllı seçenekleri tercih edin: tam buğday ekmeği, tam buğdaydan yapılmış makarna, esmer pirinç, meyve, sebze ve kabuklu patatesler.

Bu yiyecekler hem daha uzun süre tok tutarlar, hem de lif alımınızı artırırlar.

Toplumun %90'ının yeterince lif tüketmediği gözönünde bulundurulduğunda bu önemlidir.

2. Meyve şekeri zararlı mı?

Kaynak, BBC Food

Fotoğraf altı yazısı, Meyve ve sebzeyi birlikte tüketmenin yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskini azalttığı düşünülüyor.

Fruktoz, tüm meyvelerde bulunan doğal bir şekerdir — hücre yapısının içinde bulunduğu için "serbest şeker" olarak sınıflandırılmaz.

Tüketmemiz konusunda dikkatli olmamız gereken "serbest şeker" yiyecek veya içeceklere tat vermek için eklenen şekerdir ve meyve suyu, şurup ve balda bulunan türdür.

Meyveler; vitamin, mineral, fitokimyasallar ve lif açısından harika kaynaklardır — bunların hepsi sağlığınız için önemlidir. Ayrıca meyveyi sebzelerle birlikte tüketmek yüksek tansiyon ve kalp hastalığı gelişme riskinin azalmasıyla ilişkilendirilmiştir.

Günde en az beş porsiyon meyve ve sebze tüketmeyi hedefleyin. Meyve suyu da buna dahil ancak ne kadar içerseniz için yalnızca bir porsiyon sayılır.

Meyvelerin suyu çıkarıldığında içinde bulunan lifler de çıkarılmış olur ve ardında kalan şeker "serbest şeker" haline gelir. Bu nedenle günde en fazla bir küçük bardak (150 ml) için.

3. Detoks diyetleri vücudu toksinlerden arındırır mı?

Birçok detoks diyeti potansiyel olarak tehlikelidir ve sağlam bilimsel kanıtlara dayanmaz. İddialar çoğunlukla abartılıdır ve sağladığı faydalar kısa ömürlü olabilir.

Ayrıca zaten kendi detoks mekanizmalarınıza sahipsiniz: bağırsaklarınız, karaciğeriniz ve böbrekleriniz bu görevi görüyor.

Ciddi bir sağlık sorununuz yoksa, bu organlar fizyolojik sinyallere yanıt vererek vücudu temizler.

Bu nedenle özel detoks yiyecekleri, içecekleri veya takviyeleri gerçekten gerekli değildir.

Bazı detoks diyetleri meyve ve sebze tüketimini artırmayı ve doymuş yağ, tuz ve şeker oranı yüksek yiyecekleri azaltmayı teşvik eder (ki bu kötü değildir), ancak aynı zamanda tüm bir besin grubunu kesmeyi de öğütler. Çoğumuz için bu gerekli değildir ve beslenme eksikliklerine neden olabilir.

Bunun yerine dengeli ve çeşitli beslenin, yeterince uyuyun, alkol tüketimine dikkat edin, sigara içmeyin, temiz hava alın ve aktif olun.

4. Vegan ve vejetaryen ürünler daha mı sağlıklı?

Vejetaryen veya vegan bir diyet besleyici olabilir ve sağlıklı yaşamı destekleyebilir. Ancak bir gıdanın bitki bazlı olması onun en iyi veya en sağlıklı seçenek olduğu anlamına gelmez.

Bazı vegan ve vejetaryen ürünler ultra işlenmiştir ve yüksek miktarda doymuş yağ, tuz ve şeker içerebilir.

Vegan dondurma, sütlü dondurma kadar şeker içerebilir ve soya bazlı burger ve sosis gibi et ikameleri (iyi bir protein kaynağı olsalar da) yüksek tuz ve yağ içerebilir.

Eklenen içerikleri kontrol etmek için besin etiketlerini okuyun ve yemeklerin nasıl hazırlandığına dikkat edin.

5. Süt ürünleri diyette gerekli mi?

Kaynak, BBC Food

Fotoğraf altı yazısı, Süt ürünleri oldukça besleyici ve lezzetlidir

Süt ürünleri; protein, kalsiyum, iyot, fosfor, potasyum ve B vitaminleri açısından son derece zengindir.

Bio-live yoğurt ve kefir gibi bazı fermente süt ürünleri probiyotik içerir, bu nedenle bağırsak sağlığını da destekleyebilir.

Süt ürünlerinde laktoz adı verilen doğal bir şeker bulunur. Ancak bu, önemli besinlerle birlikte bulunduğu için "serbest şeker" sayılmaz.

Teşhis edilmiş bir süt alerjiniz veya intoleransınız yoksa süt ürünlerini bırakmanıza gerek yoktur.

Veganlık gibi sebeplerle süt ürünlerinden kaçınmayı tercih ediyorsanız, tükettiğiniz ürünlerin iyot, kalsiyum ve B vitaminleri ile güçlendirilmiş olmasına dikkat edin.

6. Tek tek besin maddeleri ve takviyeler bağışıklık sistemini güçlendirir mi?

Bağışıklık sistemimizin iyi çalışmasını sağlayan birçok temel besin vardır ancak bunlar birlikte çalışır. Çinko veya C vitamini gibi tek bir besine odaklanmayın; çünkü diğer besinlerin de önemli rolleri vardır.

Dengeli bir beslenme, meyve, sebze, tam tahıllar, süt ürünleri (veya güçlendirilmiş alternatifleri), kuru yemişler, tohumlar, et, balık ve/veya fasulye ile baklagiller gibi bitkisel proteinleri içerdiğinde çoğu durumda bağışıklık sistemine destek olmak için yeterlidir.

Bazı kişilerin takviyeye ihtiyacı olabilir: hamile kalmayı planlayanlar (veya hamile olanlar), D vitamini eksikliği riski taşıyanlar ve bazı veganlar gibi.

Yeterli uyku, düzenli egzersiz ve stresi yönetmek de çok önemlidir.

Bir dahaki sefere sosyal medyada bir sağlık "bilgisi" gördüğünüzde, bunu kimin söylediğine ve bilimin gerçekten bunu destekleyip desteklemediğine dikkat edin.

Bu bilgiler tıbbi teşhis veya diyetisyeniniz tarafından verilen diyet tavsiyesinin yerine uygulanması amacıyla sunulmamıştır.