Hürmüz'den Malakka'ya küresel ticaret için en önemli beş boğaz

Kaynak, Getty Images
- Yazan, Ebru Sürücü-Balcı ve Gökçay Balcı (The Conversation)
- Unvan, BBC Mundo
- Okuma süresi 5 dk
İran'daki savaş enerji ve emtia piyasalarını altüst etti. İran, son iki haftada 20'den fazla gemiye saldırarak petrol tedarikinde kilit rol oynayan Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapattı.
ABD Başkanı Donald Trump, boğazın güvenliğini sağlamaları için Avrupalı müttefiklerine baskı yaptı ve ABD'nin bu yöndeki çabalarına destek vermemesinin "NATO'nun geleceği için çok kötü olacağı" uyarısını yaptı.
İran ise Hürmüz'den geçişleri engellemek konusunda kararlı.
Körfez ülkelerinden tedarikin aksaması ham petrol fiyatlarının da fırlamasına neden oldu. Savaştan önce petrolün varil başı fiyatı 70 dolar (yaklaşık 3.000 lira) civarındayken 1 ay içinde 100 doları (yaklaşık 4.400 lira) aştı.
Tüketici ürünlerinden tarım hammaddelerine kadar birçok farklı ürün de savaştan etkilendi.
Ancak bu kriz daha büyük bir sorunu gün yüzüne çıkardı: Küresel ticaret sistemi, denizcilikte "dargeçit" olarak adlandırılan bir avuç su yolu üzerine kurulmuş durumda.
Küresel ticaret için kilit rol oynayan geçitleri ve karşı karşıya kaldıkları riskleri inceledik.

Kaynak, Getty Images
Hürmüz Boğazı
Hürmüz Boğazı dünyanın stratejik açıdan en önemli enerji geçiş noktası. Su yoluyla taşınan ham petrolün %39'u, doğal gazın ise %19'u Basra Körfezi'ni Umman Deniz'ine bağlayan bu boğazdan geçiyor.
Birçok stratejik ticaret kavşağının aksine, Körfez ülkelerinin enerji ihracatı için Hürmüz Boğazı'nın yerini tutacak bir alternatifi bulunmuyor.
İran 1980'lerden bu yana defalarca bu boğazı kapatma tehdidinde bulundu.
Ancak ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından burada tansiyon on yıllardır görülmemiş bir seviyeye çıktı.
İran'ın Hürmüz Boğazı'na müdahalesi tarihte petrol tedarikine yönelik en büyük sarsıntıya neden oldu.

Kaynak, Getty Images
Körfez ülkelerinin tedarik zincirlerinde yaşanan mevcut aksamaların etkileri enerji sektöründen çok daha ötesine uzanıyor.
Bu bölgeye normal şartlarda yılda 26 milyon konteyner giriyor ve küresel gübre ticaretinin büyük kısmı da buradan geçiyor.
Dolayısıyla mevcut taşımacılık aksamalarının sürmesi direkt olarak küresel gıda fiyatlarını da etkileyecek.
Süveyş Kanalı
Süveyş Kanalı, Kızıldeniz'i Akdeniz'e bağlayarak Asya ve Avrupa arasındaki mesafeyi en az 10 gün azaltıyor.
Bu su yolu, küresel deniz ticaretinin %10'una, konteyner trafiğinin %22'sine, otomobil taşımacılığının %20'sine ve ham petrol taşımacılığının %10'una evsahipliği yapıyor.
Mısır'ın kontrolündeki Süveyş Kanalı nadiren direkt olarak riskle karşı karşıya kalıyor.
Ancak 2021'de Ever Given adlı gemiye olduğu gibi kanalda bazen kazalar yaşanıyor. Bu geminin altı gün boyunca kanalı tıkaması neredeyse 10 milyar dolarlık (443 trilyon lira) zarara yol açmıştı.
Bu kanalın en zayıf noktası, Kızıldeniz'in güney kısmında bulunan Babülmendep Boğazı.
Yemen'de İran'ın desteklediği Husiler tarafından 2023-2025 yılları arasında gerçekleştirilen saldırılar sebebiyle birçok gemi kaptanı rotasını Süveyş'ten çevirerek Afrika'nın etrafından dolaşmayı tercih etti.
Husiler, bu saldırıları İsrail'in Gazze'de Hamas'a yönelik savaşına karşı gerçekleştirdiklerini söyledi.

Kaynak, Getty Images
Husilerin saldırıları sebebiyle Süveyş Kanalı'ndaki gemi trafiği 2023'te 26 binden 2024'te 13 bine geriledi.
Husi liderler ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Kızıldeniz'de ticari gemileri tekrar hedef almakla tehdit etti ve yaptıkları resmi açıklamalarda "parmaklarının tetikte olduğu" uyarısını yaptı.
Panama Kanalı
Küresel deniz ticaretinin %2,5'i Pasifik ve Atlantik okyanuslarını birbirine bağlayan Panama Kanalı'ndan geçiyor.
Bu oran fazla olmasa da büyük kısmı konteynerlere yüklenmiş ürünler, otomobiller ve tahıl gibi stratejik ve değerli yükten oluşuyor.
ABD'nin yıllık değeri 270 milyar doları (yaklaşık 12 trilyon lira) bulan konteyner taşımacılığının %40'ı bu kanal üzerinden yapılıyor.
İklim krizi ve jeopolitik konum gibi sebepler Panama Kanalı'na risk teşkil ediyor.
2023 ve 2024'te bölgeyi vuran ağır kuraklık yüzünden kanalın tatlı su rezervleri büyük darbe aldı. Bu sebeple kanaldan geçebilecek gemi sayısı ve boyutlarının kısıtlanması gerekti.
2025'in başında ise ABD Başkanı Trump kanala el koymakla tehdit etti.
Gerekçe olarak Panama Kanalı'ndaki bazı limanların Hong Kong merkezli Hutchison adlı şirket tarafından işletilmesine dair endişeleri gösterdi.

Kaynak, Getty Images
Malakka Boğazı
Malakka Boğazı yeryüzündeki en yoğun nakliye rotası.
Deniz yoluyla taşınan ham petrolün %45'i ve otomobillerin %26'sı olmak üzere küresel deniz ticaretinin %24'ü bu noktadan geçiyor.
Dünyanın en yoğun ikinci konteyner limanına sahip olan Singapur da bu noktada bulunuyor.
Çin, Japonya ve Güney Kore, enerji ithalatlarının büyük kısmını Malakka üzerinden yapıyor.
Çin'in petrol ithalatının neredeyse %80'i buradan geçiyor. Pekin, bu durumu "Malakka ikilemi" olarak adlandırıyor.
Malakka Boğazı'nda korsanlık tehlikesi de var. 2025'te 130 korsanlık olayı kayda geçti.
Ancak jeopolitik risk daha fazla. Bölgedeki denizler üzerinde hak iddia eden Çin ile ABD ya da Hindistan arasında gerilimin tırmanması Malakka Boğazı'ndan geçişleri ciddi anlamda sekteye uğratabilir.
Malakka'da tsunami ve volkanik faaliyetler gibi doğal afetler de sıkça görülüyor. Örneğin 26 Aralık 2004'teki tsunamide boğazın güney girişindeki kıyı altyapısı büyük hasar görmüştü.
İstanbul ve Çanakkale Boğazları
İstanbul ve Çanakkale boğazları Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan tek deniz yolu.
Küresel ticaretin %3'ü bu boğazlardan geçiyor. Bu küçük görünen orana Ukrayna, Rusya ve Romanya'dan dünyaya yapılan buğday ihracatının yaklaşık %20'si dahil.
En dar noktasında 700 metre genişliğinde olan su yolundan geçmek oldukça karmaşık ve sık sık küçük kazalar yaşanıyor.
Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında askeri geçişler Türkiye'nin yetkisinde.
Ankara, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgal girişiminden beri bazı savaş gemilerinin geçişini engellemek için bu yetkiyi kullandı. Ancak ticari gemilerin geçişine yönelik kısıtlama bulunmuyor.
Karadeniz'de gerilimin tırmanması bölgedeki dengeyi bozabilir ve küresel tahıl piyasalarını çalkantıya sürükleyebilir. Bölgenin sismik olarak (deprem) aktif olması da tehlike unsurları arasında yer alıyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki mevcut kriz, bir avuç deniz yolu üzerine kurulan küresel ticaretin ne kadar kırılgan olabileceğini ortaya koydu.
Ancak ticari merkezler yalnızca bahsi geçen beş deniz yolu ile sınırlı değil.
Dünya çapında Tayvan, Dover limanı ve Bering Boğazı gibi 24 stratejik deniz yolu bulunuyor.
Bunların hepsi kendi jeopolitik gerilimleri, iklim sorunları, korsanlık, kaza ve doğal after riskleri ile karşı karşıya.
*Bu haber ilk olarak 16 Mayıs'ta The Conversation adlı sitede yayımlandı ve ortak telif hakları kapsamında burada yeniden yayımlandı. Orjinal metni okumak için tıklayın.
*Ebru Sürücü-Balcı, Bradford Üniversitesi'nde Döngüsel Tedarik Zincirleri konusunda uzmanlaşan bir misafir profesör.
*Gökçay Balcı, Leeds Üniversitesi'nde Sürdürülebilir Yük Taşımacılığı ve Lojistik profesörü olarak çalışıyor.











