FBI'dan ABD'nin eski terörle mücadele direktörü hakkında soruşturma

Kaynak, AFP/Getty Images
- Yazan, BBC News Türkçe
- Unvan, Londra
- Okuma süresi 4 dk
BBC'nin ABD'deki yayın ortağı CBS News'e konuşan kaynaklara göre FBI, eski Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Joe Kent hakkında bilgi sızdırma iddialarıyla ilgili soruşturma başlattı.
CBS'e konuşan kaynaklar, soruşturmanın ABD Ulusal Terörle Mücadele Merkezi direktörlüğünden ayrılmasından önce başladığını belirtti.
Kent bu hafta başında, "İran'daki savaşı desteklemeye vicdanı el vermediği için" istifa ettiğini duyurmuştu.
Kent bu göreve ABD Başkanı Donald Trump tarafından atanmıştı.
16 Mart Salı günü istifasını açıklayan Kent, İran'ın ABD için "yakın bir tehdit oluşturmadığını" söylemişti. Beyaz Saray ise bu iddiayı reddetti.
BBC News, bilgi sızdırma iddialarıyla ilgili FBI'a ve Kent'e ilettiği sorulara henüz yanıt alamadı.
Federal Soruşturma Bürosu (FBI), ABD'de iç istihbarat faaliyetleri yapıyor. Aynı zamanda federal güvenlik gücü olarak görev yerine getiriyor.
Kent'in istifasından kısa bir süre sonra, eski Beyaz Saray Genelkurmay Başkan Yardımcısı Taylor Budowich, Kent'in "sıklıkla ulusal güvenlik sızıntılarının merkezinde yer aldığını" iddia etti ancak bunların neler olduğunu açıklamadı.
Ayrıca Kent'in "tüm zamanını komuta zincirini baltalamak ve ABD Başkanı'nı zayıflatmak için harcadığını" iddia etti.
Başkan Trump'a yazdığı ve istifasını açıklayan mektupta Kent, İran'daki savaşın "İsrail ve güçlü Amerikan lobisinin baskısı nedeniyle" başlatıldığının "açık" olduğunu söylemişti.
'Hiçbir istihbarat' yoktu
Kent, Çarşamba akşamı sağ görüşlü podcast yayıncısı Tucker Carlson'a verdiği demeçte, İran'a saldırma kararının İsrail tarafından yönlendirildiği iddiasını tekrarladı.
Eski Fox News sunucusuna, İran'ın ABD'ye "sinsi bir saldırı" düzenleyeceği yönünde "hiçbir istihbarat" bulunmadığını ve İran'ın nükleer silah edinmenin eşiğinde olmadığını söyledi.
Ayrıca, hükümetin "kilit karar vericilerinden" bazılarının İran savaşına giden süreçte Trump'a erişiminin sınırlı olduğunu ve saldırılardan önce "sağlam bir tartışma" yapılmadığını iddia etti.
Joe Kent programda, "Hamaney'i öldürmek yapmamız gereken son şeydi" dedi.
"Eğer onu saldırgan şekilde öldürürseniz, insanlar bu rejim ve yeni Ayetullah'ın yanında sokaklara dökülür. Elimizdeki tüm veriler de bunun doğru olduğunu gösteriyor" diye ekledi.
Kent, istifasının ardından Trump ile "harika" bir görüşme yaptığını ve Başkan ile "kişisel olarak iyi şartlarda ayrıldığına" inandığını da sözlerine ekledi.
Kent'in istifasının ardından Beyaz Saray, başkanın İran'ın ABD'ye ilk saldıracağına dair "ikna edici kanıtları" olduğunu söyleyerek mektubunu reddetmişti.
Kent istifa mektubunda neler söyledi?
Kent, istifa mektubunda Trump'a İran konusunda "geri adım atma" çağrısı da yaptı.
Donald Trump ise Kent'in istifası için, "Güvenlik konusunda her zaman zayıf olduğunu düşünmüştüm" dedi.
Oval Ofis'te basına konuşan Trump, Kent için "İran'ın bir tehdit olmadığını söylemesi sonrası" yönetimde olmamasının daha iyi olacağını da kaydetti.
Mektubunda Trump'a seslenen Kent, "İran ülkemize yakın bir tehdit değil. Bu savaşı İsrail ve Amerika'daki güçlü lobisinden gelen baskıyla başlattığımız net" dedi.
Kent şöyle devam etti:
"On bir kez savaş bölgesine gönderilmiş bir gazi ve İsrail'in kışkırttığı bir savaşta sevgili eşim Shannon'ı kaybetmiş biri olarak, Amerikan halkına hiçbir fayda sağlamayan ve Amerikan hayatlarının kaybedilmesini meşru kılmayan bir savaşta gelecek nesli ölmeye göndermeyi destekleyemem."
Kent, ABD özel kuvvetlerinde ve CIA'de görev yapmıştı.
Güvenlik teknolojileri uzmanı olan eşi Shannon Kent, 2019'da Suriye'nin Menbiç bölgesinde bir intihar saldırısında hayatını kaybetmişti.

Kaynak, X/Joe Kent/
Joe Kent Trump'ın İsrailli yetkililer ve medya tarafından yanlış yönlendirildiğini savundu:
"Bu yankı odası, İran'ın ABD için yakın bir tehdit oluşturduğuna ve şimdi harekete geçerseniz zafere giden açık bir yol olduğuna inanmanız için sizi kandırmak amacıyla kullanıldı.
"Bu bir yalan ve İsraillilerin bizi, ulusumuzun en iyi erkek ve kadınlarından binlercesinin hayatına mal olan felaket Irak savaşına çekmek için kullandığı taktiğin aynısı. Bu hatayı tekrar yapamayız."
Trump, 28 Şubat'ta başlayan ilk saldırı dalgasından sonra Tahran'ın ABD'ye "yakın bir tehdit" oluşturduğunu savunmuştu.
Ulusal İstihbarat Direktörü'nden Trump'a destek
Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, altında çalışan Kent'in istifası sonrası ABD Başkanı Trump'ı destekleyen bir açıklama yayınladı.
Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gabbard, Trump'ın başka ve başkomutan olması için "Amerikan halkının ezici bir çoğunluğu tarafından" seçildiğini belirterek, "Başkomutanımız olarak neyin yakın tehdit olup olmadığının; askerlerimizin, halkımızın ve ülkemizin güvenliği için gerekli adımların atılıp atılmamasının kararını verme sorumluluğu onundur" yazdı.
Gabbard paylaşımında Kent'in adını anmazken, "Önündeki tüm istihbaratı dikkatli bir şekilde inceledikten sonra Trump, İran'ın terörist İslamcı rejiminin yakın bir tehdit oluşturduğu sonucuna vardı ve buna yönelik olarak adım attı" dedi.
Ulusal İstihbarat Direktörü geçmişte İran'a yönelik bir savaş ihtimali üzerine daha ihtiyatlı bir dil kullanıyordu.
Joe Kent kimdir?

Kaynak, Reuters
Kent, "ABD terörle mücadele birimlerinde" ve özel kuvvetlerde deneyimli bir isim.
Orduda 20 yıllık bir kariyer sonrası emekli olup Merkezi Haber Alma Teşkilatı'na (CIA) girdi.
Kent 2022'de Kongre'ye seçilmek için aday oldu ancak başaramadı.
Kampanya dönemi sırasında aşırı sağcı isimlerle ilişkileri önemli bir mesele olmuştu.
Kent, isminin onaylanması sürecinde Kongre'de verdiği ifadede Demokrat Partili üyelerin bu bağlantılarıyla ilgili sorularına ve eleştirilerine muhatap olmuştu.
Trump'ın ateşli destekçilerinin çoğu mevcut askeri harekâtı desteklese de anketler Cumhuriyetçilerin dörtte birinin savaşın hiç desteklemediğini gösteriyor.
Amerikan sağ siyasetinin en etkili seslerinden biri olan eski Fox News sunucusu Tucker Carlson, ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasından kısa bir süre sonra YouTube'a yüklediği videosunda izleyicilerine, "Bu İsrail'in savaşı. Bu Amerika Birleşik Devletleri'nin savaşı değil" diye seslendi.










