You’re viewing a text-only version of this website that uses less data. View the main version of the website including all images and videos.
Trump'ın 'alabiliriz' dediği İran'ın Hark Adası neden önemli?
- Yazan, Alys Davies
- Yazan, Frank Gardner
- Unvan, BBC Güvenlik Muhabiri
- Bildirdiği yer, Riyad
- Okuma süresi 6 dk
ABD Başkanı Donald Trump, İran açıklarındaki küçük bir adaya karşı ABD'nin yeni adımlar atabileceği uyarısında bulundu. Bu ada, ülkenin ekonomik can damarı olarak görülen büyük bir petrol terminaline ev sahipliği yapıyor.
Pazar günü Financial Times'a verdiği röportajda Trump, İran'ın petrolüne "el koymak" istediğini ve Hark Adası'nı ele geçirmeyi düşündüğünü söyledi.
Ancak olası bir operasyonun "bir süreliğine [Hark Adası'nda] kalmamız gerektiği anlamına geleceğini" de sözlerine ekledi.
Trump 13 Mart'ta da Hark Adası'ndaki askeri tesislerin "tamamen yok edildiğini" ancak petrol altyapısını hedef almaktan vazgeçtiklerini söylemişti.
Mart ayı başlarında, ABD'li haber kuruluşu Axios, konuyla ilgili bilgisi olan dört kaynağa atıfta bulunarak, ABD yönetiminin İran'ın güneyinde yer alan ve dünyanın en önemli deniz ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nı yeniden açmaya zorlamak amacıyla adayı işgal etme veya abluka altına alma planlarını değerlendirdiğini bildirdi.
İran ordusu, Hark'taki petrol altyapısına saldırı olması durumunda ABD ile çalışan firmalara ait petrol ve enerji altyapısının "derhal imha edileceğini" duyurmuştu.
Hark Adası İran için neden önemli?
Hark Adası, İran kıyılarından sadece 24 kilometre uzaklıktaki küçük bir kayalık çıkıntı.
Boyutuna rağmen, İran'ın enerji altyapısının en kritik parçalarından biri.
ABD'nin Basra Körfezi'nin kuzeyindeki bu küçük ama hayati öneme sahip adaya saldırısı aslında İran'ın ekonomik can damarına saldırmak gibi.
İran'ın ham petrolünün % 90'ı, anakaradan boru hatlarıyla adadaki bir terminale taşınıyor.
Trump, bu boru hatlarını hedef alma olasılığından özellikle bahsetti, ancak İran ekonomisine uzun vadeli zarar vermemek için şu ana kadar bu adımdan kaçındığını belirtti.
Trump, 16 Mart'ta yaptığı açıklamada, "Bunu beş dakikalık bir uyarıyla yapabiliriz. Her şey biter," dedi. "Tek bir kelime yeter, boru hatları da yok olur. Ama bunların yeniden inşası uzun zaman alır."
Terminal, her gün İran'ın üç ana açık deniz sahasından karmaşık bir su altı boru hattıyla taşınan tahmini 1,3 milyon varil ham petrolü işliyor.
Ayrıca 18 milyon varillik depolama kapasitesine sahip; bu, normal koşullarda yaklaşık 10-12 günlük ihracat hacmine denk geliyor.
85 milyon galona (320 bin tondan fazla) kadar petrol taşıyabilen çok büyük tankerler, yükleme için adanın uzun iskelelerine yanaşabiliyor. Adanın kıyıları, anakaradaki daha sığ kıyılarının aksine, derin sulara oldukça yakın.
Tankerler daha sonra Körfez'den aşağı doğru iniyor ve Hürmüz Boğazı'ndan çıkarak İran petrolünün başlıca müşterisi Çin'e doğru gidiyorlar.
İran petrolünün ihracatı için bir terminal görevi gören ada, Devrim Muhafızlarına önemli bir gelir kaynağı sağlıyor.
İran ve ABD saldırıyla ilgili ne söyledi?
Trump 13 Mart'ta yaptığı açıklamada, ABD Merkez Komutanlığı'nın (CENTCOM) "Ortadoğu tarihindeki en güçlü bombalama operasyonlarından birini gerçekleştirdiğini ve İran'ın gözbebeği olan Hark Adası'ndaki tüm askeri hedefleri tamamen yok ettiğini" söyledi.
Ayrıca "ahlaki nedenlerle" adadaki petrol altyapısını yok etmemeyi tercih ettiğini de sözlerine ekledi.
CENTCOM, ABD güçlerinin "Hark Adası'ndaki 90'dan fazla askeri hedefi vurduğunu ve petrol altyapısını hedef almadığını" bildirdi.
Komutanlık ayrıca deniz mayın depolama tesislerini, füze depolama sığınaklarını ve diğer birçok askeri tesisi imha ettiklerini açıkladı.
İran resmi medyası, adadaki petrol tesislerine herhangi bir zarar verilmediğini bildirdi. Yarı resmi Fars haber ajansı ise ABD saldırılarının hava savunma sistemlerini, bir deniz üssünü, havaalanı kontrol kulesini ve bir helikopter hangarını hedef aldığını söyledi.
İran'ın güneyindeki Buşehr vilayetinin vali yardımcısı Ehsan Cihanyan, "Saldırıda hiçbir askeri personel, petrol şirketi çalışanı veya ada sakini zarar görmedi ve tüm sektörler rutin faaliyetlerine devam ediyor" dedi.
İran Devrim Muhafızları'na bağlı Tasnim haber ajansına göre Cihanyan Hark'tan petrol ihracının "tam kapasite devam ettiğini" ve "adada bulunan şirketlerin faaliyetlerini kesintisiz sürdürdüğünü" söyledi.
Saldırıların ardından İran ordusu, enerji tesislerine saldırılması halinde, ABD ile çalışan firmalara ait petrol ve enerji altyapısının "derhal imha edilip kül edileceği" uyarısında bulundu.
ABD petrol tesislerini neden vurmadı?
Adanın petrol tesislerini yok etmeye yönelik bir saldırı, İran için son derece yıkıcı olurdu.
Bu durum aynı zamanda savaşın önemli ölçüde tırmanmasına da yol açabilir.
Böyle bir saldırı petrol fiyatlarının daha da yükselmesine neden olabilir ve karşılığında da İran'ın Ortadoğu'daki genelindeki petrol tesislerine daha yoğun bir şekilde saldırmasını beraberinde getirebilir.
İran hala Körfez'deki Arap komşularına ve ticari gemilere çok sayıda düşük maliyetli insansız hava aracı fırlatma kapasitesine sahip.
Tahran, milyonlarca insana içme suyu sağlayan deniz suyu arıtma tesisleri gibi hayati öneme sahip altyapıyı da hedef almaya başlayabilir.
İstihbarat danışmanlığı şirketi Sibylline'in CEO'su Justin Crump, BBC Radyo 4'ün Today programına yaptığı açıklamada "Trump merhametli davranmış gibi göstermeye çalışıyor ama ama bir yandan da petrol tesislerini hedef alarak Devrim Muhafızları'na daha sert cezalar kesebileceğini söylüyor" dedi.
Trump daha önce savaşın amacının İran halkının ayaklanıp İslam Cumhuriyeti rejimini devirmesi olduğunu iddia etmişti.
CEO Crump, Trump daha sonra savaşın gerekçeleri hakkında başka açıklamalar yapmış olsa da, adanın petrol altyapısını hedef almanın "zor" olduğunu, çünkü bunun ülkenin ekonomik can damarını uzun bir süre boyunca yok edeceğini vurguladı.
Crump 1980'lerdeki İran-Irak savaşı sırasında adanın petrol altyapısının tahrip edilmesinden sonra yeniden inşa edilmesinin uzun zaman aldığını da anlattı.
Adanın tarihi
Hark Adası, 2.000 yıldan fazla bir süre önce, doğal kaynak suları sayesinde önemli bir ticaret limanı haline geldiği Pers İmparatorluğu döneminden beri Körfez bölgesinde stratejik bir rol oynamıştır.
16. ve 17. yüzyıllarda Portekiz ve Hollanda egemenliği altında olan ada, 1900'lerin başında bir yüksek güvenlikli hapishaneye ev sahipliği yaptı.
Daha sonra, 1950'lerde Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin hükümdarlığı sırasında, kısa sürede İran'ın ana ihracat noktası haline gelen bir hidrokarbon depolama ve dağıtım merkezinin inşasına başlandı.
24 km²'lik ada, altyapısı Amerikan petrol şirketi Amoco'nun katılımıyla geliştirildiği 1960'lardan beri İran'ın petrol ihracatında merkezi bir rol oynadı.
1979 İslam Devrimi'ne kadar, adanın altyapısının bir kısmı orada faaliyet gösteren Amerikan şirketlerine aitti.
BBC Mundo habere katkıda bulundu.